Peschl Ultraviolet

İki araştırmacı (A. Downes ve T. P. Blunt) UV Işınları ve Mikroorganizmaların gelişimi arasındaki etkileşimi araştırmış sonuç olarak mikroorganizmaların güneş ışınları olmadan üreyememeklerini 1878 süreç içerisinde göstermişlerdi.

Uzun bir zaman sonra DNA araştırmaları ve şifrelerinin çözülmesiyle UV-C ışınlarının mikroorganizmalar üzerindeki öldürücü ve tamamen etkisiz hale getirici etkileri anlaşılmıştır.

İlk UV Lambayı Kim Yaptı?

Richard Kuech 1890 da ergiyik quartzla quartz camı yapan ilk kişiydi.1904 te günümüz teknolojisine önderlik eden ve hala kullanımda olan ışınları neredeyse güneş ışınlarıyla tamamen birebir olan ilk quartz lambasını Hanau’da yaptı .Bu sebeple bu lambalar Original Hanau diye anılır.

Mercury vapour low pressure lambaların geliştirilmesiyle sentetik olarak UV-C ışınlarının üretimi ve dolayısıyla dezenfektan olarak kullanılması mümkün olmuştur.

Zamanla UV ışınlarının uygulama alanlarıyla ilgili daha çok şey keşfedildi ve endüstri için yararlı hale getirildi.Her geçen yıl ,UV ışınlarıyla ilgili yeni bir uygulama alanı bulunuyor ve pazara sunuluyor.

UV ve kullanımı ile ilgili yolda her türlü bilgi ve desteği deneyimli uzman kadromuz tarafından alabilirsiniz.

Günümüzde UV ile ilgili Bilimsel araştırmaların sayısı tatbiki sonuçları ve uygulama alanları hiç olmadığı kadar anlaşılır ileri düzeyde bir aşamaya taşınmış ,onaylanmış ve halen daha geniş farklı etki ve uygulama alanları araştırmaları hızla devam etmektedir.

Örnek olarak, Kamu ve Özel sektördeki içme sularının arıtımında kullanılan su arıtma reaktörleri sistemlerinin güvenilir Işığı DVGW tarafından belgelenmiştir .

Dünyadaki ilki UV-Consult tarafından yapılan Photochemistry Sisteminin atmosferde kullanılmasında patlama riski olanlar şu an (ATEX Tarafından Belgelendirilmiş) kullanım alanlarında. Bu uygulama Quartz Cama Kinetik Enerji uygulamayı mekanik gücü ölçmek için kullanılmaktadır.

VDI 6022 UV Radyasyonla Havalandırma sistemlerinde ulaşılan hijyen ve güvenilirliği gösterir.

Ambalaj, Paketleme ve Yüzey Temizleme Sistemlerinde Kullanılan Blue Light Sistemleri Fraunhofer Enstitüsü tarafından belgelenmiştir.

Hava temizleme sistemleri, odalardaki ortam havasını,havalandırma sistemi olan ve olmayan bölgelerde birçok bağımsız kuruluş tarafından denedi , test edildi ve sistemlerin maksimum etkili ve güvenilirliği belgelerle tasdik edildi.

Hemen hemen bütün bu düzenlemelerin sistem uygulamalarının bilimsel olarak onaylanmış resmi belgeleri elimizde mevcut olmakla birlikte standart veya standart dışı her türlü uygulamanız için gerekli olan ihtiyacınıza maksimum düzeyde karşılayacak en etkili ve uygun fiyatlı sistemin tespiti için bizimle irtibat kurunuz.

Ultraviyole ışın 100 nm ile 380 nm arasında ve 789 THz den daha büyük frekanslarda oluşan elektromanyetik dalgalardır.Tek bir ışık kümesi 3.26eV enerjiye sahiptir. Hiçbir ultraviyole ışın Görülebilir Değildir !

Bu farklı optik dalga boyu gruplarına bağlı olmakla birlikte farklı dalga boylarının farklı amaçlar için kullanıldığını da göstermektedir.Diğer ışıklardaki dalga boyları yada infra-red ışınları gb UV ışınları da kesilebilir,yansıtılabilir ,yönü değiştirilebilir ve absorbe edilebilir.

Buna rağmen reflekte edilmiş ışınların özellikleri reflekte edilen malzemeyle iliştiği zaman görülenlilerle kıyaslanamaz.Çünkü UV ışınlarının eksitasyonu dolaylı olarak görülebilir yapılması mümkündür.

UV-A, UV-B ve UV-C ışınları ve aralarındaki farklılıklar nelerdir ?

Ultraviolet ışınları birçok farklı kategoriye ayrılmakla birlikte her bir kategorinin(elektromanyetik dalga boyunun) farklı biyolojik etkisi ve farklı teknolojik sistemler ile uygulama alanları vardır.Aşağıdaki tabloda elektromanyetik dalga boylarının hangi UV Kategorisine girdiğini ve uygulama alanlarını görebilirsiniz.Bütün UV dalga boyları 400nm ile 100nm arasında bulunmakla birlikte ışık yoğunluğunun enerji yükü dalga boyunun uzunluğu ile ters orantılıdır .(minumum dalga boyu , maksimum radyasyon enerji).

Kategori: UV-A

Dalga Boyu : 315 – 380 nm

Biyolojik Etkisi : Ani, kısa süreli tabaklama; deriyi yaşlandırma ağartma ve teknik formasyon (şekillendirme),hemen hemen kızartıcı etkisi (Güneş yanığı) yoktur.

Uygulama Alanı : Tabaklama, fotokimyasal reaksiyonlar, luminescence, UV mürekkep baskıları,UV vernik kurutması, ışık terapi,adli tıp ve mahkemelerde, ışıklandırma etkilerinde…

Kategori : UV-B

Daolga Boyu : 280 – 315 nm

Biyolojik Etkisi : Uzun süreli tabaklama; derideki koruyucu tabakanın formasyonu, derideki derin tabakaya işleme,yüksek kanser riski,güneş yanıklarına neden olan güçlü kızarıklık etkileri.

Uygulama Alanı: Işık terapisi/Tabaklanma olana kadar,fotokimyasal reaksiyonlar, luminescence, UV mürekkep baskıları,UV vernik kurutması…

Kategori : UV-C

Daolga Boyu : 280-100 nm

Biyolojik Etkisi : Yerküre yüzeyinde görülmezler,çok kısa dalgalardır,atmosferin en üst tabakası tarafından emilirler,çok güçlü dezenfektan ve kızartma etkisi vardır.

Uygulama Alanı: Dezenfektan sistemlerinde, fotokimyasal reaksiyonlar, luminescence…

Kategori : V-UV ( Vakum UV ya da Derin UV )

Daolga Boyu : 200 – 150 nm

Biyolojik Etkisi : Çok kısa dalgalardır,havadaki oksijeni ayrıştırarak ozon üretirler (O2 den O3).O3 sadece vakum içinde ölçülebilir.1 nitrojen atmosferi(< 15pppm oksijen içerir) 150nm kadar.

Uygulama Alanı: Yüzey temizleme/arıtma, foto-oksidasyon, yüzey aktivasyon, ozon üretiminde.

UV ışınları çok etkili olmakla birlikte güvenlik anlamında çok basit ve kolay anlaşılır önlemler gerektirir.

Bunlara uyulması önem taşımaktadır. Aşağıda genel bilgi,önlem ve yapılması gerekenlerle ilgili detaylı bilgiyi görebilirsiniz.

UV Işını

UV ışınları gözler ve deri için tehlike arz eder.Genel olarak güvenlik önlemleri alınması gerekir.fakat uv sızdırmaz sistemlerde buna pek gerek yoktur.

UV Koruma

254nm deki (UV-C) ışınları normal pencere camlarıyla (borosilicate ,duran vb.)trasparan plastik Makrolon®, Plexiglass® ve tüm opak materyallerle süzülebilir özellikle renkli camlar daha da etkilidir.Quartz camlar UV-C ışınları geçirir o yüzden göz koruyucu olarak kullanılamazlar.

Kurulum ve Kullanım

Alternatif açma kapama yerleri,kullanım talimatları,acil kapama yerleri ,ürün sahibinin sorumluluğundadır.Montaj verilen bilgiler doğrultusunda elektrik diagramlarına uyularak tecrübeli kişiler tarafından yapılmalıdır.

Material Resistance

Birçok malzeme yoğun uv ışınlarına maruz kaldıktan sonra rengi atar.Bu durumda UV ışınına karşı dirençli malzemeler kullanmanızı öneririz.Ozon üreten lambalar çok güçlü oksidasyon etkisine sahiptir.

Sıcaklık

Low pressure lambaların kullanımında cam lambanın yüzeyinin ısı normal florasan lambalardaki gb yaklaşık 40ºC dir.İrrıdyum katkılı amalgam lambalar ise 90ºC ile 100ºC dir.Medium lambaların yüzey sıcaklığı ise 850ºC – 950ºC dir.

Genel olarak bütün bu lambaların çok kolay alev alan şeylerle temasa geçmesi halinde tutuşmaya sebebiyet vereceği göz önünde bulundurulmalıdır.Bu sistemler kapatıldıktan sonra taşınacak veye tekrar açılacaksa lambaların iyice soğuması beklenmelidir.

Low pressure lambalarda soğuma işlemi için beklemeye gerek duyulmazken ,amalgam lambalarda 2-5 dakika, medium lambalarda ise 5-15 dakika beklenmesi gerekmektedir

Her UV lambasında UV-C ışınlarının oluşumunu sağlayan lambanın kapasitesini belirleyen voltaj vardır.

UV-C kategorisinde oluşan dezenfektan işlemlerinde kullanılan UV radyasyonun % 90 oranında 254nm de üretilmesine UV output denir.

Radyasyon gücü yada yoğunluğu (µW or mW) lambanın yüzey üzerine (cm²) etkisini gösterir.

Radyonun etkisi kullanılan lamba ve sistemin kalitesine ve temizlenecek yüzeyin lambadan uzaklığına bağlıdır.

UV-dosage (mWs/cm²) = Intensity (mW/cm²) x time (s)

Radyasyon gücü ne kadar yüksek ve uygulama ne kadar uzun tutulursa etki o kadar büyük olur

Öldürücü Etkisi Nedir?

Doğru dozaj uygulandığında UV-C radyasyonun neredeyse bütün mikro-organizmalar için öldürücü etkisi olduğu bilinmektedir.Doğru dozaj diyoruz çünkü her farkı hücre yapısı için farklı dozaj gerekir.Pathogens,germs ve moulds UV-C radyasyonuna karşı çok hassas bir yapıda bulunurken fungal spores daha güçlüdürler dolayısıyla daha çok dozaj gerektirirler.Sistemlerin kullanım ve kurulumunda bu göz önünde tutulmalıdır

UV dezenfektanların esası uv ünitesinin dizaynına ve uygun lambanın seçimine dayanır.Lamba kullanım ömrünün sonuna doğru belirtilen sürelerde istenilen dezenfektan etkinin yakalandığını garanti etmek için lambada yeterli dozaj olduğundan emin olmak gerekir.(bunun için lamba yanmaya devam etse bile daha fazla uv dozajı gerektiren uygulamalarda lambanın değişimi yapılmalı yada tatbikat süresi daha uzun tutulmalıdır).

Öldürücü dozaj mikro-organizma ve hücre yapısına göre değişir.Pathogenic germs UV-C ışınlarına çok hassas olup hemen etkisiz hale gelirken Fungal spores daha yüksek bir dozaj uygulaması gerektirirler.

(Bilimsel test sonuçları , dozaj ve zaman bağıntılarını grafiksel olarak görmek için BlueLight Modules Fraunhofer test raporu ,Presentation of UV Effect PDF 0.4 MB.ve diğer raporları görünüz)

UV radyasyon görülemez.Fakat uygun sensörler ve ölçüm aletleriyle ultraviyole görülebilir ve daha da önemlisi ölçülebilir yapılabilir.Genel olarak sistem ve lambanın durumu herhangi bir anda basit şekilde kontrol edilebilir. Fakat kesin olarak UV oranının yüzdesi, UV yoğunluğu ve kalitesi endüstriyel alanlarda ölçüm cihazlarıyla kolayca uygulanabilir.
Virüs,Bakteri,Küf ve Mantar hücrelerinin UV ışınları karşısında hiçbir şansları yoktur.Daha da önemlisi UV ışınlarına karşı hiçbir şekilde mukavemet geliştiremeyecekleri bilinen bilimsel gerçektir.Özellikle Mikrobik hücrelerin çoğu UV ye karşı çok hassastır.

UV ile dezenfekte etmenin bir avantajı da ; geleneksel dezenfektanlara (alkol,antibiyotik,…vb) karşı Mikro-organizmaların zamanla direnç (bağışıklık ) oluşturarak kendilerini yeniden yapılandırılmaları durumunda bile, buna bir örnek olarak MRSA (metisilin resistance staphyloccus aereus) mikrobu örnek verilebilir UV ışınları ile bunları tamamen etkisiz hale getirmek mümkündür.

Günümüzde geleneksel ve tıbbi ekipmanlarla sağlanan dezenfekte sistemlerin çoğu istenmeyen mikro-organizmaların öldürülmesinde ve yeniden oluşumlarının önlenmesindeki mücadelede yetersiz kalmaya başlamıştır.

UV ışınlarıyla çok güçlü virüslere karşı elde edilen sonuç sadece yukarıdaki belirtilenle sınırlı olmayıp.E.Coli Bacteria,Faecal Germs,TBC ,SARS,Anthrax yada Legionella kısacası Nükleik Asit taşıyan herlü virüse karşı etkilidir.Not:Hücreler DNA ve RNA adı verilen genetik şifreleri taşıyan asitlerin farklı diziliminden oluşur,hücrelerde her türlü canlı oluşturan yapı taşları olmakla birlikte Bütün Hücreler UV ışınları ve sistemleriyle uygun dozaj kullanılarak etkisiz hale getirilip öldürülebilirler.

Gamma ve X-rays Işınlarını UV ışınlarıyla karıştırmayın !

Güneş ışınlarının içerisinde de soft radyasyon olarak bilinen UV ışınları vardır.Bunlar sadece yüzey tabakalarda etkilidirler.Dalga boyu 100 nm altında olan ışınların katı materyallerin içine bile işleyen ve insan vücudu için çok tehlikeli olan X- ve Gamma ışınları Ultraviolet ışınlarıyla karıştırılmamalıdır.

Bütün canlılarda,mikro-organizmalarda genetik bilgileri taşıyan (hücrelerin içerisinde) DNA ve RNA adı verilen nükleik asitler vardır.(Güneş girmeyen eve doktor girer deyimini hatırlayınız).Nükleik asitler UV ışınlarına maruz kaldıklarında radyosyonu emme (absorbe) nitelikleri ,photochemical süreci başlatır bu da onların hücre yapılarının parçalanarak üreme /yeniden üreme ve çoğalma kabiliyetlerinin yok olmasına ve dolayısıyla öldürülmesine neden olur.

Bu süreç DNA zincirinin tamamen parçalanmasına kadar defalarca tekrar eder ve saliseler içerisinde gerçekleşir.Güneş ışınlarına fazla maruz kalan insanların derilerinin soyulması dokuları oluşturan hücrelerin ölümüne basit bir örnek olarak verilebilir.

ltraviyole ışınları günümüzde her ne kadar arka planda olsa, adı duyulmasa da yaşantımızın birçok alanında çok önemli yere sahiptir.

Örnek olarak,birçok ülkede ,kamu içme sularında çok belirgin klor tadına ve hoş olmayan kokulara rastlanır. Bunun nedeni suya katılan kimyasallardır,fakat kimi zamanlar da bu istenmeyen şeylerle karşılaşılmaz. Nedeni ise bu durumlarda arıtma işleminin her geçen gün daha da popüler olan UV Teknolojisi ile gerçekleştirilmiş olmasıdır. Özel sektörde,endüstri ve tıp alanında ,her geçen gün gelişen UV teknolojisi sayesinde kullanıldığı alanlarda daha etkili ve başarılı sonuçlar alınması ,alışılagelmiş sistemlere nazaran kullanımının kolaylığı , maliyetlerinin daha düşük olması,etkilerinin ve güvenilirliğinin kesin ve dünyadaki yetkili kurumlar tarafından belgelenmesi sayesinde bilindiği her yerde kullanımı hızla artmaktadır. Takip eden sayfalarda aklınızda oluşabilecek ”Nasıl – Nerde – Neden” sorularının cevabını bulabilirsiniz.